Güleryüzlü insanlarin ülkesi; TAYLAND

 

 Yukaridaki baslik , Tayland’in resmi tanitim reklamlarinda kullanilan slogan. Ben de size üc yil önce bu ülkeye yaptigim geziyle ilgili bilgiler vermek istiyorum. Tayland, Güneydogu Asya’nin en istikrarli ve en cok turist ceken ülkelerinden biri. 2002 yilinda 12 milyon civarinda turist ziyaret etti Tayland’i. Baskenti Bangkok’un nüfusu da Istanbul gibi tam belli degil. Ama 10 milyona yakin nüfuslu karmasik bir metropol. Ülkenin nüfusu 59 milyon, yüzölcümü 513 000 km². Halkin %75 i Thai. %13 Cinli ve digerleri de Malay, Hintli, Burmali..Halkin % 90'i Budist, Müslümanlar (daha cok güney bölgelerde yasiyorlar), ve Hristiyanlar azinlikta.

 Almanya’dan Tayland’a gerceklestirilen turlar genellikle kültür / deniz tatili karisimi oluyor. Ayni Türkiye’de oldugu gibi Tayland’da da bircok ülke turu yapma imkani var, gercekten cok yönlü ve ilginc bir kültür. Türkler vizeyi giriste havaalaninda alabiliyor, cikista da 13.-$ kadar cikis vergisi ödeniyor ( Bazi havayollarinda bu ücret bilet fiyatina dahil). Biz, üc bölümden olusan gezimize 3 gün baskent Bangkok’ta kalarak basladiktan sonra otobüsle 6 günlük Kuzey Tayland turuna ciktik, sonra da ülkenin güneyinde, en güzel adalarindan biri olan Koh Samui’ye uctuk. Turun toplam fiyati ( iki ic hatlar ucusu da dahil ) yaklasik kisi basi 950.- € civarinda idi.( üc yildizli otellerde BB,otobüs turu boyunca HB, 15 geceleme)  Orada her türlü organizasyon yapilmis oldugundan , siz sadece aksam yemeklerini ( cok cok ucuz ) ve tura dahil olmayan aktivitelerin parasini ödüyorsunuz.

 Gördügüm kadariyla Tayland’daki bircok sey Türkiye’ye benziyor. Nüfus rakamlari, turistik cekicilikleri                 ( Tayland’ta da büyük bir kültüre sahip, deniz-günes-kum var, ucuz...), Gelir dagilimindaki büyük ucurum, yolsuzluklar, altyapi eksiklikleri, estetigi bozan yol kenarindaki lastikciler, tamirciler, marangozhaneler...

       

Gördüklerimi üc bölüm halinde söyle sirasiyla kisaca anlatayim, en alt bölümde de ülkenin cesitli bölümlerinden ilginc resimlere bakabilirsiniz. ;

 

 1-Baskent BANGKOK:  Tayland’in baskenti, bir metropol. Istanbul’un karmasik-kalabalik ve düzensiz oldugunu iddia edenler bir de Bangkok’a gitsinler, bakalim dönüste ne düsünecekler.Bangkok o kadar düzensiz ki, elimizdeki sehir plani bircok yerde ise yaramadi. Taksiye biniyorsunuz, gidemiyor, icinde oturuyorsunuz sadece !  Yürüyerek gitseniz, eksoz gazindan zehirlenip ölme riskiniz cok büyük, ayrica karsidan karsiya gecmek büyük dert. Bu kadar kirli, dumanli bir hava görmedim, hele de sicak havada hic cekilmiyor.

 En iyisi Tuk Tuk denen üc tekerlekli araclarla gezmek. Her yere girip cikiyorlar, cok ucuz. Daha dogrusu ilk bakista ucuz görünüyor, ama ikide birde kuyumcularin ( Chinese shopping Center ) ve Terzilerin( Hepsi Hintli göcmenler) önünde durup sizi iceri sokmaya calisiyorlar.   ( Komisyon kazaniyorlar. Bu olay her yerde var anlasilan.) Sonradan söförden ögrendigime göre müsteri icer girerse dükkan sahipleri söföre 5 litrelik motorin kuponu veriyormus, eger müsteri bir de alisveris yaparsa kupon sayisi daha da artiyormus.( Iyi ticaret ! ). Benim tavsiyem, eger bunlara binerseniz, pazarligi bastan yapin, ve dükkana girmeyeceginizi, aceleniz oldugunu söyleyin, yoksa bir iki yerde kafasina göre duruyorlar. Tayland’in TV reklamlarinda genellikle `` gülümseyen insanlarin ülkesi´´ konusu isleniyor, yanlis da degil ama her gülümseyene de pacayi kaptirmamak gerekiyor. Her köse basinda sizinle konusmak isteyen gülümseyen! insanlarla karsilasiyorsunuz. Klasik yerli-turist muhabbeti baslatiyor, kendilerini tanitiyorlar ve sizi hemen bir Shopping Center’e götürmeye calisiyorlar. Genelde de Cin zevklerinin hakim oldugu büyük kuyumcu dükkanlarina. Trafik sorunu büyük Bangkok’un. Cözüm olarak ana caddelerin üzerine viyadükler üzerinde metro yollari yapmislar, bu da sehrin zaten estetikten uzak olan halini daha da karmasik ve cirkin hale getirmis.

Yapilasma da cok ilginc, süper modern gökdelenler sehrin ortasinda, nehrin kenarinda yapilmis, hemen yaninda da gecekondu mahalleleri var ( ama ne gecekondu ! bizim gecekondular onlarin yaninda lüks villa kalir.) Hele hele sehrin icinden gecen Chao Phraya nehrinin kollarinda yaptigimiz tekne turunda gördüklerini insan unutamiyor. Bu bölgede yasayanlar ya teknelerde, ya da temelleri suyun icinde olan ( kaziklarin üzerinde duran) yari acik barakalarda yasiyorlar. Bunlarin kanalizasyonu ve icme suyu baglantisi yok tabii ki. Önlerindeki nehri hem tuvalet, hem yikanma ihtiyaclarini gidermek icin kullaniyorlar. Oradan gectigimiz 15-20 dakika icinde nehirde yikanan cocuklarin yaninda camasir- bulasik yikayani da, tuvalet ihtiyacini gidereni de gördük. Bangkok sehrinin deniz seviyesinden yüksekligi cok az. O yüzden su seviyesinin yükselip sehrin yakin gelecekte sular altinda kalmasindan korkuluyor.

 Her seyleri degil ama Asya mutfaginin bazi yemek cesitleri cok lezzetli, öyle oldugu icin de aksamlari sevine sevine kendimize yemek yiyecek yer aradik, ama bulamadik, genelde seyyar satici olarak faaliyet gösterenler cogunlukta, onlarin yemekleri de cok ic acici degildi. Hayret! Cogunda ne oldugu bilinmeyen, yagda kizarmis deniz ürünleri satiliyor, ayrica yagda kizartilmis, cekirge , kurt, kurbaga benzeri hayvanciklari bulmak ta mümkün. Almanya’da Asya mutfaginin binbir türünü en lezzetli sekilde yeme imkani varken, yerine gidiyorsunuz ve birsey bulamiyorsunuz. Bula bula Mc Donald’s bulduk, mecburen orada yedik.

Sehrin en önemli eseri Wat Pra Keo ( Wat = tapinak) ve Kraliyet Sarayinin bulundugu yer. Ayrica altinla kapli Buda heykeli, Wat Po, Wat Arum, Golden Mount. Ayrica sehre bir saat uzakliktaki yüzen pazar yeri``Damnoen Saduak´´ denen ilginc bir yer. Burada ciftci kadinlar, ince kayiklar üzerinde sebze meyve satiyorlar.

 

2-Kuzey Tayland otobüs turu: Otobüsle kuzey Tayland’a dogru hareket ettik. Sehirlerarasi yollari Türkiye’den daha iyi durumda, daha modern. Trafik soldan oldugu icin insanin tuhafina gidiyor ama alisiyorsunuz. Bu turun agirligini Buda heykelleri ve tapinaklari olusturuyor. En ilgincleri  Ayutthaya( Tayland’in ikinci baskenti ), Old Sukhotai ( Ilk baskent), Chiang Rai ( Altin ücgen ), Chiang Mai ve Fil Kampi idi.

Ayutthaya ve Old Sukhotai de 10/11/12.yy’dan kalma kalintilar geziliyor, ne yazikki Tay´ halkinin en ezeli düsmani Birmanya’liAyutthaya, Thailand'in ikinci baskenti imis.                ( Myanmar) komsulari cesitli dönemlerdeki saldirilarinda bu sehirleri harabeye cevirmisler. Bu iki ülke hep savasmis, hep Birmanyalilar saldirmis ama hicbir zaman Taylandi isgal edememisler, Tay halki bununla cok övünüyor. Kuzeye dogru devam eden gezide yol boyunca bircok tapinak ziyaret ettik, ayrica maymunlarin kutsal sayildigi bir tapinaga da ugradik, burada yüzlerce maymun, carsida, elektrik direklerinin, arabalarin, agaclarin üzerinde serbest dolasiyor, kutsal sayiliyorlarmis. Maymunlara yiyecek atabiliyorsunuz, ama bu islem cok ta tehlikesiz degil. Maymunun teki bizim gruptan birinin basinin üzerindeki günes gözlügünü kaptigi gibi kacti, geri de vermedi. Maymun iste !! Ben de ayakkabimin bagini baglarken, bir tanesi sirtima atladi, ayaga kalkince yine yere atladi.

 

Kuzey sinirindaki Chiang Rai, gezinin en ilginc bölümlerinden biriydi benim icin. Buradan üc ülke sinirinin bulustugu yere gidiliyor (Golden Triangle=Altin ücgen) Buradaki Mae Khong nehrinin bir tarafi Birmanya (Myanmar), karsi kenari Laos, bir tarafi da Tayland’a ait, burada bir nehir turu yapiliyor, üc ülke sinirinda olmak ilginc ( gerci ormanlik alandan baska birsey yok ama olsun) Ayrica burasi uyusturucu madde kacakciliginin yogun oldugu bir yermis. Yine Mae Sai kasabasinda da Birmanya sinirini gecip, diger ülkeye gitmek mümkün oluyor.

Daha sonra gezinin bence en ilginc bölünmüne gittik. Ana yoldan ayrilip ciplerle dag köylülerinin yasadigi Yao ve Akha köylerine gidildi. Bu insanlar medeniyetten tamamen uzak yasiyorlar, cok ilginc. Medeniyetten uzaklar ama para kazanmanin yöntemlerini bulmuslar, resim ve video kamera ile yapilan cekimler icin cocuklar pesinizde dolasip para istiyor, vermezseniz, bagirip cagiriyorlar. Ayrica rehberin anlattigina göre gelen gruplarin sayisina göre bu köylere para yardimi yapiliyormus.

Daha sonra Chiang Mai sehrinde devam ediyor gezi. Burasi epey büyük modern bir sehir, burada da dagda bir tapinak gezildikten sonra yine cok ilginc olan fil kampi ziyaret ediliyor. Gezinin en güzel yerlerinden biriydi burasi.

Tayland deyince ilk akla gelen hayvan fil ve maymun oluyor, özellikle filleri kutsal sayiyorlar, ama balta girmemis ormanlardan agac kesip alcak yerlere tasimak icin de yillarca filleri kullanmislar. Ziyaret ettigimiz fil kampinda bununla ilgili bir gösteri de vardi, gercekten cok ilginc, Önce fillerin sabah banyosunu seyrettik, hayvanlarin bu isten ne kadar cok hoslandiklarini anlamak icin uzman olmaya gerek yok. Daha sonra  fillerin koca kalaslari nasil cektigini, nasil üst üste yigdini izliyor, ayrica cok ilginc bir de sov seyrediyorsunuz. Eeee..isin icinde turistik sov olunca sonunda da bahsis toplama islemi geliyor haliyle. Ama burada bunu da filler yapiyor, hortumlarini tribünlere uzatarak parayi sizden alip, bakicisina veriyor.

Taylandta bazi turistik yerlerde fillere eziyet edildigi, iyi bakilmadigi ile ilgili sikayetler var

( Zamaninda bizde de zincire bagli ayi oynatma gibi) Ama bizim gittigimiz kampta hayvanlarin mutlu oldugu izlenimini aldik. Ayrica sonunda da 15$ karsiliginda 1 saat kadar filin üzerinde tur atabiliyorsunuz, Bir filin ne kadar büyük oldugunu -ya da tersinden söylemek gerekirse, insanin bir filin yaninda ne kadar kücük kaldigini- filin üzerine cikinca anliyorsunuz. Burada da kücük capli para harcatma tuzaklari var tabii. Filler belli araliklarla sizden muz istiyor, vermezseniz yürümüyor!, muzu tur baslamadan kocaniyla aliyorsunuz

( Kocani 50 cent ) , fil 5-10 dakikada bir hortumunu geriye uzatip, sizden muz istiyor. Ben muzlari birer birer verdigim ve benim filim insafli ! oldugu icin, bir kocan muz  ile turun sonunu getirdim. Diger turistlerin bindigi filler tek muzu kabul etmeyip! kocani bir seferde mideye indirdikleri icin 3-4 kere yeniden muz almak zorunda kaldilar.

 Yörede ki baska ilginc yerler; Chiang Mai sehrinde, dagin tepesindeki Wat Phra That Doi Suthep. Tahmin edebileceginiz gibi bu da bir tapinak, ama ilginc bir manzarasi var. Ayrica orkide bahcesi, el sanatlari merkezi ( Kagit semsiye, agac oyma mobilya, ipek böcekciligi ve sedef islemeli kücük süs esyalari..nin nasil yapildigini görüyorsunuz..)

Daha sonra ucakla Bangkok’a, oradan da pervaneli kücük ucaklarla ( sadece Bangkok Airways ucuyor!) Koh Samui adasina gittik.

3-Tatil adasi Koh Samui:  1970 lerde Avrupa, Avustralya ve ABD'li hippi turistlerin kesfettigi ada artik bir turizm cenneti olmus. Cevresini mopetle gezdik, yaklasik 50 km yapmisiz, düsünün ne kadar kücük oldugunu. Büyüklügü 247 km². Turistik altyapi halen cok geri, Adanin ana turistik yeri Chaweng de bile 1 km lik carsinin yolu biz gittigimizde daha yeni yapiliyordu.

Adanin en hareketli yeri Chaweng ve en iyi plaji Chaweng plaji. Hem carsi hem plaja yakin olmak isteyenler icin en ideal yer. En ucuz tahta barakadan, komforlu otellere kadar her türlü konaklama imkani mevcut bu birkac km lik plajda. Yine Chaweng Noi, Lamai ( daha kücük bir carsisi var) ve Choeng Mon plajlari da cok güzel. Kuzeydeki Bo Phut ve Mae Nam plajlarinda da tesisler var ama buralar kafa dinlemek isteyenler icin ideal, yani aksamlari bir hareket yok. Carsi icin Chaweng‘ e gelmeniz gerekiyor.(7-8 km, kisi basi 1,5$)

Yukarida da bahsettigim gibi altyapi cok kötü, aciktan kesinlikle su icilmemeli. Otelden ayrilacagimiz gün ( 3 yildizli otel) musluklardan camur renginde su akiyordu, disari ciktim, ayni renge havuz da bürünmüstü.

Ama yemeklere deginmeden de edemeyecegim, cok ucuz, ve cok lezzetli. Eger hijyenik kosullara uyum konusunda biraz esnek davranabiliyorsunuz, süper lezzetli seyler yiyebilirisiniz. Bir de her yerde 0,50 cent’e 0,5 litrelik taze meyva suyu ( papaya, mango, hindistan cevizi, karpuz, kavun...) icebilirisiniz.Bizde bulmusken bol bol ictik.

 Bir de adaya gitmisken tekne ile Marine National Park’a mutlaka gidilmeli, tam bir doga cennetiMarine Nationalpark. Kesin gidin. Dalmak icin de ideal.  Bir de cok ilgimi ceken sey her tarafta yüzlerce basibos köpek geziyor, ama bir kere bile bir köpegin havladigini duymadim. Hayret edilecek birsey. Bizim köylerimizde falan olsa adami parcalarlar valla.

 Tayland’ta kaldigimiz iki hafta boyunca sunu gördümki, her turistik ülkede, nerede turist varsa orada hanutcu var. Ama hosuma giden birsey gördümki, Bangkok un bircok yerinde kaldirimda levhalar konmus. Bu levhalarda da kisaca su yaziyor: ``HAYIR deyin! Sayin turistler, eger biri size bedava yiyecek-icecek teklif ederse, sizi dükkanina cagirirsa lütfen kabul etmeyin.´´  Biz yillardir bu hanutcu isini cözemedik   ( daha dogrusu bilerek cözmedik!) Valilikler ve belediyeler en azindan iyi niyetli olduklarini göstermek icin bari buna benzer uyarilar yapsinlar turistlere. Mutlaka faydasi olur.

 Tayland la ilgili izlenimlerim bunlar. Ülke gercekten cok cok ilginc, insanlar cok güler yüzlü ve sabirli. Mesela Bangkok‘un kaos trafiginde en kücük mesafe icin taksinin icinde bir saatten fazla bekliyorsunuz ama söförler bir korna bile calmiyor, cami acip el-kol isareti yapmiyor. Cok sabirlilar. Budizmin etkisinden olsa gerek.

 Yaptigim geziler icinde Tayland beni cok etkiledi. Cok yönlü bir kültür, her kösede bize ilginc gelen bir sey var.Imkani olanlara gitmelerini tavsiye ederim. Ama sahsen bir daha gitsem mutlaka otobüsle, trenle gezerdim. Hakikatten her kösesi ilginc bir ülke. Hatta isi biraz daha büyütmek istiyenlere tavsiyem, Kuzeyden baslayip, güneye gitmeleri, buradan Malezya üzerinden Singapur’a gitmeleri. Sahane bir sehir,bati ile asya kültürünün mükemmel sentezi, mutlaka görülmesi gereken bir sehir.

 

Simdilik bu kadar, yakinda Ispanya'nin Balear adalarindan, Mallorca'dan sonra ikinci büyük adasi MENORCA ile ilgili izlenimlerimi yazacagim, bu adanin turistik özellikleri neler, Türkiye ile kiyasladigimizda artilari eksileri, hanutculuk, fiyatlar, cevre koruma, plajlarin kullanimi...vs gibi konulari merak ediyorsaniz, ara sira www.turizmcilerkahvesi.com a ugramayi ihmal etmeyin.

 Saygilar

 Ercan Toprakyaran

 webmaster@turizmcilerkahvesi.com

  Not: Farenizle asagidaki reimlerin üzerine gelince resimle ilgili bilgileri okuyabilirsiniz.

Tayland'in en ünlü Tapinagi Bangkok taki Wat Phra Keo Rayli sistem daha bir iki yildir devreye girdi.Gerci trafigi rahatlatiyor ama , cok cirkin bir görüntü veriyor. Wat Phra Keo Gerci her yemegi yemedim ama, mutfagi co zengin ve cok lezzetli
Ülkenin 13.YY daki ikinci baskenti Ayutthaya. Burmalilar savasta o kadar yakip yikmiski, birdaha tamiri mümkün olmamis Yüzen pazar yeri Fil kampinda, gösteriden sonra bahsis toplaniyor
Kuzey Tayland ta Chang Mai ye  giderseniz, bir Fil turu mutlaka atin. Unutulmayacak bir ani. Ilk basta Filin üzerine binince`` yazik hayvana´´ diye düsündüm ama, dakikalar gectikce, ne kadar büyük oldugunu görüp üzüntüm gecti. Muhtesem güclü bir Hayvan Kuzey Tayland daglik ve yemyesil.Etkileyici bir manzara
Koh Samui adasinin kuzeyindeki Marine National Park.Mutlaka gidin Koh samui ye giderseniz benim gibi 2,5 yildizli otelde kalmayin, yoksa kahverengi renkli suyla dus alip, ayni renkli havuzda yüzersiniz. Krabi ve Phi hi Island civari bu tip manzaralarla dolu